Sülük Tarihçesi

Sülük tedavisinin ilk olarak M.Ö. 1567-1308 yıllarında Mısır’da kullanıldığına dair kalıntılar firavun mezar taşlarında bulunan resimlerde görülmektedir. Bunun yanı sıra Hindu mitolojisinde Dhavantari sülükler ile pek çok hastalığın tedavi edilebildiğini tüm dünyaya duyurmuştur. Hint tıp tarihinde önemli bir yeri olan ünlü hekim Sushruta da makaleleriyle sülük tedavisinin Çin tıbbında da yer edinmesini sağlamıştır. 19. Yüzyılın başlarında Avrupada da sülük tedavisi kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle ünlü Fransız hekim F. J. V. Broussais tarafından gerçekleştirilen çalışmalar sonucu sülük tedavisi tüm Avrupa’da yaygınlaşmıştır. Öte yandan Fransız hekim sülük tedavisi ile kan birikmesi sonucu meydana gelen iltihaplı hastalıkların tedavi edilebildiğini 1808 yılında yazdığı makalede belirtmiştir. 1800’lü yıllarda henüz anestezi, antibiyotik ve antisepsi uygulamaları gelişmemişken Berlin’de Johann F. Diffenbech sülüğü plastik cerrahi uygulamalarında kullanmıştır. 19.yüzyıl sonlarında sadece Rusya da yılda 30 milyon sülük tedavi amaçlı kullanılmaktaydı ve yılda 90 milyon sülük Avrupaya ihraç ediliyordu. 19. Yüzyılın sonlarına gelindiğinde sülük kullanımı azalmaya başlamıştı. Gelişmekte olan modern tıp ile sülük tedavisi birbiriyle uyuşmamaktaydı bu sebepten dolayı sülük tedavisi ilkel görülmeye başlanmıştı. Ancak 1976-1981 yıllarında Fransız cerrahlar sülük tedavisini kullanarak flap doku cerrahisinde ve distal parmak replantasyonlarında başarılı sonuçlar elde etmiştir ve sülük tedavisini yeniden gündeme getirerek Avrupa’da bu tedavinin önemini yeniden ortaya koymuşlardır. 1960 yılından itibaren İngiltere, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerindeki üniversitersilerde sülük üzerine yapılan çalışmalar sonucu sülüğün sadece vücuttaki kirli kanı emdiği düşünülmekteydi. Ancak 19. Yüzyılın sonlarına doğru sülüğün hirudin adı verilen bir enzim salgıladığı keşfedilmiştir. Ardından yeni birçok enzim daha salgıladığı öğrenilmiş hatta bu enzimlerden 30-40 kadarının tıbbi etkilerinin oldukça iyi olduğu tespit edilmiştir. Günümüzde ise sülüğün 100’den fazla yararlı enzim salgıladığı bilinmektedir. 2000’li yıllara gelindiğinde sülük tedavisinin kullanımı bir hayli artmıştır. Almanya’da yaklaşık 300 kadar sülük tedavi merkezi bulunmaktadır. Rusya, Fransa, Türkiye ve daha birçok ülkede sülük tedavi aktif olarak uygulanmakta hatta hastanelerde de doktorlar tarafından kullanılmaktadır.

Sorularınız ve toplu siparişleriniz için iletişime geçebilirsiniz.

Bilgi ve Sorularınız İçin İletişime Geçin

Hemen Arayın